"Kömürün İsi Sabunun Misi" Yasemin - Yırca, Soma

Yırcalı Kadınların kazandığı mücadelelere bir yenisini eklemek için, "Kömürün İsini Sabunun Misine" dönüştürmek için siz de destek verin!

6600 -altıbinaltıyüz- zeytin ağacı, kendi gözleri önünde kesilen ama yılmadan mücadele eden ve sonunda yeniden topraklarını kazanan Yırca’da, yepyeni bir hikâye başladı. Zeytin haricinde, geriye kalan tek gelir kaynağı olan kömür tekrar kaynağında bırakılıyor. 

Çünkü Yırcalı Kadınlar, yaşamlarını yeniden üretiyor.

Çünkü, “Kömürün İsi, Sabunun Misi”ne dönüşüyor....

Yırcalı Kadınlar, mis kokulu, rengarenk ve hayat dolu sabun ve taş üretiyor; Yasemin markasıyla size ulaştırıyor.

İşler yolunda gidiyor ama işin sürdürülebilirliği için biraz daha yol almamız gerekiyor. İşin sürdürülebilir kılınması ve doğaya dost üretimin daha ekolojik hale getirilebilmesi için daha çok adım atmamız gerekiyor.

Bu aşamada da ürünümüzü yenilemek ve Yırca'nın zeytinleri ile yapılmış zeytinyağını kullanarak sabunlarımızı yapmak; sabun yapım aşamasında kül suyu kullanmak ve ambalaj olarak da geri kazanılmış kağıt kullanmak istiyoruz.


İhtiyacımız olan finansman 10.000 TL.

Hammadde, sabun evinin eksikleri, ulaşım, eğitim, tanıtım derken finansman ihtiyacı doğuyor: 


·         Kül suyu ile yapılacak yeni sabunların ilk hammadde ve malzeme maliyeti 5.000 TL

·         Sabun evinin dolap, raf ve tadilat işleri için 4.000 TL

·         Yeni sabunların tanıtımı için 1.000 TL


Siz de gelin, Yırcalı Kadınların kazandığı mücadelelere bir yenisini eklemek için destek verin! 


null


Hem bu işe nasıl başladığımızın ve hem de Yırca'nın hikayesini aşağıya inerek okuyabilirsin. 


Bölüm 1: Soma

Her şey 13 Mayıs'ta başladı. Esasında o gün, Soma için çok şey de bitmişti. Bir şeyleri yeniden başlatmak, hayatla doldurmak gerekiyordu. İşte bu hikaye, yeniden doğuşun ilk adımlarını anlatıyor. Henüz bahar gelmeden açan çiçekleri...

Facianın dehşetini yaşadığımız günün ertesinde, Soma'daydık. Olan biteni hemen görelim dedik. Elimizden gelen ne varsa yapalım. Manzara korkunçtu. İnsanların birlikteliği, gelen yardımlar, hemen her şey parça parça dağınıktı, toparlamak gerekti: Hemen ihtiyaç tespiti için, 301 ailenin tamamını ziyarete başladık, baş sağlığı diledik. Tespit ettiğimiz ihtiyaçları karşıladık. Ama çözüm bu değildi. Onların, kendi ihtiyaçlarını, kendilerinin karşılamasını sağlamaktı. İstihdam çalışmalarına başladık. Bölgedeki firmalarla görüştük. Zaten, ailelerdeki istihdam ihtiyacı verilerini toplamıştık. Karşılaştırdık, iş görüşmelerini başlattık. Ama sonra fark ettik ki, madene alternatif olan iş imkanları da ondan çok farklı değildi. Kar maksimizasyonu içinde, en düşük maaşla, en yüksek işi isteyen, en az iş güvenliği ve giderle, en fazla kar bekleyen şirketlerle doluydu, Manisa.

Soma’da çok şey öğreniyorduk. Onun, bu çözümsüzlük hali, içimizi kemiriyordu. Kök nedene ulaşmalıydık. 

İki noktada birleştik: Bir, maden dışındaki ekonomik alternatifsizlik. İki, kadınların ekonomik hayata dolayısıyla da sosyal hayata katılamıyor olması. Bir memlekette, kadınlar sosyal hayatta yoksa, o memlekette iyiye dönüşüm her daim geri kalıyordu. 

O zaman kök çözüm: Kadınlara, alternatif, insancıl ve ekolojik yeni bir ekonomik model sunmak ve onları sosyal hayata kazandırmak!

Önceki hikayeye bağlı ama yepyeni bir hikaye başlıyordu.


Bölüm 2: Yırca

Yırca, Frankfurt’a* 2917, Soma’ya 9, Termik Santrale 2, Kömür Dolu Atıklara 1 km mesafede, ölümle ise burun buruna. Öte yanda ormanın ve yaşamın tam içinde ve ta kendisi.

Yırcalı Kadınlar, işte bu büyük ikilemin ortasında yaşıyorlar. Yıllarca, topraklarını sürdüler, tütün ektiler, hayatlarını geçindirdiler. 1980’de santral geldi, tütün mahvoldu, çaresiz kalındı, yeni arayışlara başlandı. Ve çözüm sonunda bulundu: Zeytin! Zeytin, mücadeleci ağaçtı. Santral ve onun zehriyle baş ederdi. Ki köyde az da olsa zeytinlik vardı. Santralden sonra sayı arttı. Köy, ekolojik ekonomi kaynağını yine aynı düzenle değiştirdi ve hayatlarını geçindirmenin bir yolunu buldu.

Ama zeytin, tüm köye yetmedi. Mücadeleci Kadınlar, devam etmek için yeni bir yol bulmalıydı. Bazıları, çocuklarına güvenli yaşam sağlamalıydı. Çare, tıpkı çaresiz bırakılan Soma gibi, kömürde bulundu. Önce tütünün sonra zeytinin yeşili kömürün isine dönüşmeye başladı. Kadınlar, termik santralden çıkan taş atıklarının atıldığı, vahşi depolama alanına gitmeye başladı. Kamyonların altında, taşların arasında, kömür elemeye başladı, çuvallara doldurdu ve 50 kg’lık bir çuvalı 10 liraya satar oldu. Hastalıklar yayıldı ama geçim ve gelecek telaşı hep ağır bastı. Zeytin yetmiyordu, kömürde verilen emekle açık biraz kapatılıyordu.

Ta ki, Eylül ‘14’e kadar. 2 Santralle yetinmeyen şirket, 3.sünü de istedi hem de Yırca Köyünde, köyün tam kalbinde, zeytinliklerinde! Esas geçim kaynağı için bir mücadele başladı. Kadın-erkek, çoluk-çocuk, omuz-omuza direndi, Yırca Köyü. Bu onurlu direnişe, şirket savaş açtı. Yırca bir kazandı bir kaybetti. Sonunda, gözleri önünde, çoğunun bizzat diktiği Zeytinleri-evlatları kesildi. Ama galipti bu yolda mağlup, mücadele devam etti, toprak geri kazanıldı, şirket def edildi.

Fakat, zeytinler elden gitmişti. Geçim mücadelesinde geriye kömür kalmıştı. Ama ölüm kokan bu yere, ölüneceği bile bile gidilemezdi. Çözüm gerekti. Tüm kadınlar köy kahvesinde toplandı, konuştu, tartıştı ve yeni bir yol buldu: El emekleriyle sabun üretip, satmakta karar kıldılar. Ve artık,

Kömürün İsi, Sabunun Misine dönüştü.









*Frankfurt, 2014 yılında Dünyanın en sürdürülebilir şehri olmuştur.

 

 

    Ekip

    Proje takımı henüz resim eklemedi.
    Henüz güncelleme yapılmadı.
    Projeyi takip edersen güncellemeleri görebilirsin.
    Henüz destek yapılmadı.
    Projenin ilk destekçisi olmaya ne dersin?
    10.125 TL TOPLANDI
    Hedef 10.000 TL
    %101
    56 DESTEKÇİ
    SÜRE TAMAMLANDI
    Fonun elde edilebilmesi için proje hedefine ulaşmış olmalıdır.
    Başardı
    Proje Sahibi
    Gbtider - Gıda Bankacılığı Ve Temel Ihtiyaç Derneği
    İstanbul, Türkiye
    ÖDÜLLER
    Proje takımı henüz ödül eklemedi.